T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Denizli Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi

T.C. Sağlık Bakanlığı T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Denizli Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Ağız ve Diş Sağlığı Pnömoni İlişkisi

Güncelleme Tarihi: 26/03/2021


shutterstock_300411881.jpg
AĞIZ SAĞLIĞI VE PNÖMONİ İLİŞKİSİ
Tıp ve diş hekimliği literatüründe pnömoni (zatürre), KOAH ve astım gibi solunum sistemi hastalıklarıyla, ağız bakteri florasının ilişkisi pek çok bilimsel makaleye konu olmuştur ve bu ilişkiye dair fazla miktarda kaynak bulmak mümkündür. Dünyayı ve ülkemizi ciddi anlamda tehdit eden Covid-19 enfeksiyonu da pnömoni ve solunum güçlüğü vasıtasıyla etki ettiğinden, diş hekimleri olarak halkımıza oral hijyen uygulamalarının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.
Covid-19 birkaç aydır aramızda olan bir virüs olduğundan, henüz direkt kendisi ve ağız hastalıkları ilişkisine dair kaynak mevcut değildir. Ancak geçmişe dayalı tecrübelerimiz bize, bu konuda dikkatli olmamız gerektiğine işaret etmektedir. Hekimlerin de işaret ettiği üzere, halihazırda akciğer hastalığı bulunan, zayıf akciğerlere sahip, bağışıklık yanıtında sorunları olan ve sigara kullanan bireyler Covid-19 açısından risk grubu teşkil etmektedir.
Şöyle ki; oral hijyen uygulamaları günlük ve doğru bir biçimde yerine getirilmediğinde, özellikle periodontal cepler (dişeti ve dişler arasındaki bölge) mikroorganizma deposu haline gelmektedir. Bu floranın içinde potansiyel respiratuvar patojenler (PRPler) denilen, yani akciğer hastalıklarına yol açan mikroorganizmalar da mevcuttur. Oral hijyen uygulamalarıyla mümkün olduğunca asgari seviyede tutulması gereken bu flora mikroorganizma açısından zenginleştikçe, bu mikroorganizmaların aspirasyon riski (akciğere kaçma riski) oldukça artmakta ve özellikle pnömoni gelişimine zemin hazırlamaktadır. Özellikle hastaneye yatış yapan hastalarda, bu aspirasyon sonucu gelişen pnömoniden ölüm riski oldukça fazladır. Covid-19 da direkt olarak akciğerleri etkileyen bir hastalık olduğundan, zayıf ve hastalık öyküsüne sahip akciğerler için ciddi bir risk ortaya çıkmaktadır.
Ayrıca aspire edilen mikroorganizma miktarı fazlalaştıkça, vücudun kendini savunmak için geliştireceği bağışıklık yanıtı fazla olacak ve bu durum da tıpkı ağız hastalıklarında olduğu gibi akciğerde de doku yıkımıyla sonuçlanacaktır. (Nötrofil ve sitokinlerin etkisiyle) Sigara kullanımı da mevcutsa tabloda muhtemel bir şiddetlenme beklenebilir.
Bu sebeple diş hekimleri olarak hastalarımıza özellikle bu zor süreçte, Covid-19 enfeksiyonu için risk grubu olmamaları açısından, ağız ve diş bakımlarını kesinlikle aksatmamaları gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.
-Dişler günde en az iki kere, diş etinden dişe doğru (üst çenede yukarıdan aşağıya, alt çenede aşağıdan yukarıya) ve mutlaka diş etlerine temas ederek, diş etinden başlayarak ve kanamadan korkmadan fırçalanmalıdır. Kanama dişetleri iyileştikçe birkaç gün içinde azalarak kaybolacaktır. “Kanadığı için fırçalamıyorum.” yanlış bir düşüncedir, bilimsel değildir, aksine zaten kanadığı için fırçalamalısınız. Kanamanın kaybolmasını zaten iyileşmenin bir belirtisi olarak düşünebilirsiniz. Ayrıca dilinizi de fırçalamanızda fayda görmekteyiz.
-Diş hekiminizin tavsiye ettiği uygun ara yüz temizlik araçlarıyla (diş ipi, ara yüz fırçaları ya da silikon kürdanlar) diş araları günde bir kere (tercihen gece fırçalamanızı takiben) temizlenmelidir, çünkü diş fırçalama tek başına diş aralarının temizliği için yeterli olmamaktadır.
-Sigara kullanan bireylerin, ciddi bir risk faktörü olması sebebiyle bu süreçte sigarayı bırakmaya çalışmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.    
-Tıp hekimlerinin de işaret ettiği üzere dengeli bir beslenme ve uyku düzeni bağışıklık sisteminizin sizi koruyabilmesi için şarttır.
                 DENİZLİ ADSH DİŞ HEKİMLERİ